16 Şubat 2012 Perşembe

Bu Ben Olamam Herhalde

"*
"Bakın şimdi sizin için güzel şeylerim var." şeklinde hiçbir kitaba başlanmaz. Aslını sorarsanız bir insan kitaba falan başlamamalı, çünkü aslına bakarsanız aslını hiç sormamalısınız. Çünkü sizi gerçeklerimle ezebilirim, ama hiçbir gerçeğimin olmamasından korktuğum için bu seferlik canınızı bağışlıyorum. Bağışlamak bana mahsus değil biliyorum, ama affedersiniz siz salak mısınız kuzum? Yani baksanıza ben, uyuyamayan bir adam olan ben, çeker vururum sizi! Vururum ve dönüp arkama bakmam bile. Çünkü o film güzel bir filmdi. Ne yazık ki siz hiçbir zaman böyle şeylerin değerini bilemeyeceksiniz ulan! Böyle bağırmak isterdim, ama gençliğimde her ne kadar laf sokmamla tanınsam da bu günlerde böyle şeyleri yapacak cesaretim yok. Öyleki alt komşum bile günün orta yerinde çok ses yaptığım için şikayet etmeye gelebiliyor. Gençliğim demişken henüz otuzbeş yaşındayım ve tanıştığımıza memnun olamıyorum. Çünkü aramızda mesafeler var ve çünkü demekten nefret ediyorum. O yüzden şu anda midem gurulduyor. Ağzıma bir kek atmama müsaade eder misiniz? Kusura bakmayın da kendinizi bu kadar pohpohlamayın lütfen. Ne yiyeceğime ve ne zaman yiyeceğime kendim karar verebilirim. Kendinizi hor görmenizi de istemiyorum. Siz benim karşımda ağzınızı öyle büzerken, kek yemek benim ne haddime... Evet ne haddime? Hakikaten daha önce bunu hiç düşünmemiştim. Retorik sorularla vaktimi fazla harcamıyorum. Retorik soru da nedir diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Saçmalamayın, nerden duyacağım canım.... Size canım dediğime kızmadınız umarım? Kafiye yaptım, başım döndü. İnsanın başı orta kulaktaki sıvının çalkalanması sonucu dönüyormuş. Ya da ben bunu kıçımdan uyduruyorum. Hoşuma gitti. Hayır, hoşuma giden kendi kıçım değil, aseksüel değilim. Bilakis kadınlardan çok hoşlanıyorum. Hep romantik bir adam olmak isteyip olamamışımdır, bağlanma problemim var. Aman tanrım çok havalıyım. Bir o kadar da çapkınlıkta sakarım. Bir türlü hayatıma giren kadınları güzel güzel idare edip, günümü gün edip sonra da başımdan def edemiyorum. Çapkınlığım yalnızca birçok kadınla tanışıp flört ettiğimle kalıyor. Galiba bu iş için çok merhametli ve fazla iyi kalpliyim. O yüzden hayatımın ilk yetmiş yılında çapkınlıktan vazgeçtim. Vazgeçtim, ama çok güzel gülümsüyorsunuz. Tanışabilir miyiz? Elbette tanışamayız, çünkü ben çünkü demekten nefret ediyorum. Bu yüzden bana nedenini sormanızı istemiyorum. Lütfen suratıma karşı ukalaca gülümsemeyin. Kadınlar tuvaletindeki aynayı bu yüzden koyuyorlar. Yoksa her budala makyaj tazeleyecek bir kadının yanında ayna taşıdığını bilir! Şimdi yıkılın karşımdan. Kusura bakmayın, hep böyle demek istemişimdir. Yoksa size böyle çıkışacak değilim. Sanırım artık size attığım çığlıkların, gecenin içinden süzüldüğü bir vakitte kelebek yakalama zorunluluğu kalktı. Çünkü ben delirmek üzreyim! ("Üzere" yerine "üzre" yazmaya hep özenmişimdir.)"

Bir anlık hışımla yerinden kalktı, köşedeki şarap şişesine çarptığı ayağıyla mutlu mesut uykuya daldı yazamayan yazar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder